Stresle savaşmak alışkanlığına geldik. Onun kaçmak, bastırmak, inkâr etmek. Ama eğer stres düşman değil, bir sinyal değil mi? Yaşadığımızın bir sinyali, durmadığımızın, zorluklarla karşılaştığımızın bir sinyali. Sorun stres değil, onunla çalışamamamız. Birikir, endişe, uykusuzluk, apati haline dönüşür. Ama onu sadece "yaşamak" değil, bir kaynağa dönüştürmek için yollar vardır. Bu makalede, stres nasıl çalıştığını, neden korktuğumuzu ve stresli durumları yeni bir deneyimle değil, bir yaralanmayla çıkmanın nasıl yapıldığını inceleyeceğiz. Stresin doğası: neden böyle tepki veriyoruz, değil mi? Stres evrimsel bir mekanizmadır. Atalarımız hırsızla karşılaştığında, vücudumuz hemen harekete geçti: adrenalin atıldı, kalp atışı hızlandı, kaslar tense hale geldi. Bu, kaçmak veya savaşmak için yardımcı oldu. Bugün hırsızlar yok, ama mekanizma hala var. Dönem sonları, çatışmalar, mali sorunlara hırsız gibi tepki gösteriyoruz. Ama sorun, kaçamıyor, öldüremez olmamız. Nerede kalıyoruz. Bu gerginlik, alınamazsa, kronik hale gelir. Sağlığı, psikolojiyi, ilişkileri yok eder. Bu yüzden stresi aşmanın ilk adımı, vücudunuzun doğru, ama yanlış bir uyarıya yanıt verdiğini anlamaktır. Ve bu değiştirilebilir. Stresin üç aşaması: mobilizasyondan tükenmişliğe Kanadalı bilim adamı Hans Selye, stresin üç aşamasını belirledi. İlk aşama, endişe reaksiyonu. Bu, sadece bir soruna çarptığınızda. Adrenalin tavan yapar, harekete geçmeye hazır olursunuz. İkinci aşama, direncin aşaması. Stres ortadan kalkmadığında, vücut uyum sağlamaya çalışır. Çalışırken aşırı yorulursunuz, ama dayanırsiniz. Üçüncü aşama, tükenmişlik. Kaynaklar bitince, apati, depresyon, hastalıklar başlar. Çoğumuz sürekli olarak ikinci aşamada yaşıyoruz. "Dayanıyoruz", ama bunun bedeli enerji, sağlık, yaşam ilgisinin kaybıdır. Stresi aşma, hangi aşamada olduğunuzu zamanında fark etmeye başlamakla başlar ve tükenmişliğe ulaşmamak. Stres ve kontrol: illüzyon ve gerçek Stresin en önemli nedenlerinden biri, kontrol edemeyeceğimiz şeyleri ...
Читать далее