İnsanlarla Evcil Hayvanlarla İletişimin Duygusal Aspektleri: Bağımlılık Nörobiyolojisi ve Sosyal Düzenleme
Giriş: Türler Arası Duygusal Sinerji
İnsanlarla evcil hayvanlar (companion animals) arasındaki ilişkiler, insanın duygusal alanına derin bir etki eden benzersiz bir tür türler arası sosyal bağlantıdır. Bu fenomen, basit faydacılığın (koruma, yardım) ötesine geçer ve insanlar ve evcilleştirilmiş türler arasında evrimleşmiş karmaşık psikofizyolojik mekanizmalara dayanır. Bu yönlerin bilimsel analizi, etoloji, sosyal psikoloji, nörobiyoloji ve antropolojiyi içeren disiplinlerarası bir yaklaşım gerektirir.
İlişki Bağımlılığının Nörokimyasal Temelleri: Oksitoksin Kontürü
İnsan ve hayvan arasındaki duygusal bağlantının ana aracı, "bağımlılık hormonu", "sevgi" veya "güven" olarak bilinen oksitoksin nöropепtitidir.
İkili teşvik: Örneğin, Japon nörobiyolog Takafumi Kikusui'nin çalışmaları gibi araştırmalar, sahibi ve köpek arasında "gözden göze" bakışta oksitoksin seviyesinin her ikisinde de arttığını göstermiştir. Bu mekanizma, "anne-çocuk" bağımlılık sistemine benzer. Kediler, bağımlılık için bağımsız hayvanlar olarak bilinmelerine rağmen, dokunsal temas (okşama) da insanlarda oksitoksin yanıtını tetikler.
"Bebek" şeması etkisi: Çoğu evcil hayvan, özellikle yavru köpekler ve kediler, büyük baş, büyük gözler ve yuvarlak şekiller gibi antenotik özelliklere sahiptir. Bu özellikler, insanda doğuştan gelen bakım mekanizmasını (bakım verme sistemi) ve bununla ilgili olumlu duyguları (merhamet, sempati) aktive eder. Bu, oksitoksin ve dopaminin salgılanmasını başlatır ve etkileşimden duyulan zevki yaratır.
İlginç bir gerçek: Bir deneyde, intranasal oksitoksin alan köpek sahipleri, daha fazla zaman geçirmek ve yavruklarına gözlemlemek için yavruklarına okşamak ve gözlemlemek için daha fazla zaman geçirmektedir. Bu, olumlu türler arası biyokimyasal geri bildirim döngüsünün varlığını göstermektedir.
Duygusal düzenleme ve stres karşıtı etki
Hayvanlarla iletişim, stres karşıtı güç ...
Читать далее