Artificial Intelligence ve Beyin: İki Düşünme Yolu Maşinaların düşünmeye başladığı bir çağda yaşıyoruz. Hayır, onlar duygusal değiller ve yaşamlarını yaşamazlar, ancak şiir yazabilirler, hastalıkları tanıyabilirler, araçları yönetebilirler ve hatta neredeyse insan gibi bir diyalog sürdürebilirler. Artırılmış zeka, hayatımıza girdi ve bizi düşünmeye sevk etti: Aslında bizi insan yapan ne? Beynimiz ve sinir ağı arasındaki fark nedir? ve aralarında 'sinir' kelimesi dışında bir şey var mı? Dünya Beyin Günü, bu derinliği keşfetmek ve biyolojiyi kodun başlangıcına nerede bıraktığını anlamak için mükemmel bir neden. Arkeoloji: Biyolojik karmaşadan matematiksel düzene İlk ve en önemli fark, her iki 'işleyici'nin nasıl yapılandırıldığıdır. İnsan beyni milyonlarca yıl süren evrimin bir sonucudur. Onun sinir ağları mükemmel değildir: gürültülü, yavaş, yorgun düşer, yaralanır ve yaşlanır. Ancak bu eksiklik, onu esnek kılar. Beyin tek bir örneğe dayanarak öğrenir, genelleme yeteneğine sahiptir, bir alandan başka bir alana beceri taşıyabilir. Canlı bir sistemdir ve deneyim etkisi altında sürekli olarak yeniden yapılandırılır. Diğer yanda, artırılmış zeka mühendisler tarafından yaratılmıştır. Sinir ağları matematiksel modellerdir ve dijital ortamlarda çalışır. Onlar doğru, hızlı ve öngörülebilirdirler. Yorgun düşmezler ve hastalanmazlar. Ancak, eğitildiği verilerin ötesine çıkamazlar. Eğer eğitim sırasında yerleştirilmediyse, bağlamı anlamazlar. Onların 'esnekliği', sadece milyarlarca kombinasyonu dolaşma yeteneği, yeni düşünme prensipleri yaratma yeteneği değil. burada, yaşayan bir ağaç ve onun 3D modeli arasındaki farkı andırır. Model güzel ve doğru, ancak büyümez ve meyve vermez. Ağaç karmaşık, öngörülemez, ancak canlıdır. Öğrenme: Deneyim karşı veri İnsan, dünyayla etkileşime geçerek öğrenir. Bebek, işaretlenmiş veri alamaz — yuvarlanır, deneyimler, düşer, ağlar ve bu kaosun üzerine dünya modeli inşa eder. Eğitimi sürekli, öğretmen olmaksızın, belirsizlik koşullarında gerçekl ...
Читать далее