Annelerin Oğluna Aşkı: Biyolojik-Sosyal Temel ve Psikolojik Paradokslar
Arşiv: İlkik Diade ve Uzun Vadeli Sonuçları
Anneden oğula ilişkiler, insan gelişiminde en temel ve en etkili ikiliklerden biridir. Bu bağ, gebelik döneminde başlayıp yaşam boyunca gelişen, erkeklerin daha sonra dünyayla, kadınlarla ve kendileriyle olan ilişkilerinin prototipi olarak hizmet eder. Annenin oğluna olan aşkı, gelişim psikolojisi, endokrinoloji, nörobiloloji ve sosyoloji verilerini entegre ederek bilimsel bir analiz gerektirir, çünkü bu, karmaşık bir biyolojik programlar, kültürel kalıplar ve bireysel psikolojik deneyim etkileşimlerinin sonucudur.
Biyolojik Temeller ve Hormonal Düzenleme
Anneden çocuklara olan aşk, derin bir evrimsel-biyolojik arka planda yatarken, oğula olan aşkın uygulaması belirli bir spesifikliğe sahip olabilir.
Pränatal Bağ: Bağ kurma gebelik döneminde başlar. Araştırmalar, plasental değişim yoluyla annenin immün yanıtı ve bazı davranışsal yönlerinin (örneğin, erkek plasentanın testosteron etkisi) cinsiyetinin etkilediğini gösterir.
Окситоциновая система: Bağlanma formationunda kilit rol oynayan окситоцин — «аşk ve güven hormonu». Doğum sırasında, emzirme sırasında ve vücut teması sırasında salınan bu hormon, güçlü bir duygusal bağ oluşturmayı teşvik eder. Nörobilogik araştırmalar, annenin beyninin sadece kendi çocuğunun ağlamasına yanıt olarak belirli bir aktivite gösterdiğini ve bu reaksiyonun cinsiyetle bağlantılı olmadığını gösterir.
Evolutionary Perspective: Evrimsel psikoloji açısından, annenin oğuna olan yatırımları (bakım, koruma, kaynakların iletilmesi), onun gelecekteki üreme başarısını sağlamayı amaçlar ve genlerinin yayılmasını teşvik eder. Ancak bu, bireysel deneyim içinde形成的 bağın duygusal derinliğini belirlemez.
BAĞLANMA Formationu ve Türleri
John Bowlby'nin bağlanma teorisine göre, annenin çocuğa olan bağlantısı (cinsiyetle bağımsız olarak) ilişkilerinin "içsel çalışma modeli" temelini oluşturur.
Güvenli Bağlanma: Annenin oğlunun ihtiyaçlarına duy ...
Читать далее