İnsanın Gelişimi İçin Sıkılganlık Anlamı: Psikolojik ve Kognitif Analiz
Genel Giriş: Sıkılganlık olarak evrimsel bir sinyal ve psikolojik yapı
Sıkılganlık (İngilizce boredom), uzun yıllar süresince tamamen olumsuz ve faydasız bir deneyim olarak görülen, son on yıllarda psikologlar, nörobiyologlar ve filozofların dikkatini çekmeye başladı. Modern bilim, onu bir patoloji olarak değil, mevcut durumu ve insanın optimal kognitif ve duygusal uyarım gereksinimleri arasında bir uyumsuzluk sinyali olarak gören karmaşık bir uyumlu duygusal durum olarak gözden geçirmektedir. Onun gelişimdeki önemi çok yönlüdür ve yaratıcılığı teşvik etmekten kendiliğinden kimlik oluşturmaya kadar uzanır.
Sıkılganlığın Psikolojik Temelleri ve Türleri
Psikolog Thomas Geth's modeline göre, sıkılganlık çeşitli düzeyde uyarım ve valansiyona göre farklı türlerde bulunur:
İndiferen sıkkınlık: Rahatlatıcı, uzaklaşmış bir durum (apatik).
Kalibre sıkkınlık: Yeni fırsatlar arama durumudur.
Reaksiyonel sıkkınlık: Yüksek düzeyde uyarılmış bir durum, skучuk durumundan çıkma arzusu ile karakterizedir (irritasyon).
Ara sıkkınlık: Yeni faaliyetler ve uyarıcılar arama.
Apatik sıkkınlık: En tehlikeli formu, depresyonun yakınında, güçsüzlük ve çıkış arama motivasyonunun olmaması ile karakterizedir.
En üretken olanlar, içsel değişim motoru olarak görev yapan «ara sıkkınlık» ve «kalibre sıkkınlık» türleridir.
Sıkılganlığın Kognitif ve Yaratıcı Fonksiyonları
Yaratıcılık ve hayal gücünü teşvik etme: Dışsal uyarım eksikliği durumunda beyin pasif mod çalışma ağına (Default Mode Network, DMN) aktif hale gelir. Bu ağ, kendine yansıma, geleceğin zihinsel simülasyonları, fikir yaratma ve otobiyografik hafıza için sorumludur. Mann ve Robinson, 2009'daki araştırmalar, skучuk görevinin (metin yazma) tamamlanmasından sonra insanların çok yönlü düşünme testlerinde daha yüksek sonuçlar gösterdiğini göstermektedir. Sıkılganlık, fikirlerin inkübatörüdür. Örneğin, patent bürosunda çalışan Albert Einstein, daha sonra b ...
Читать далее