Emeklilik felsefesi, 30 veya 40 yaşında düşündüğünden çok farklıdır. Bu, kaçınılmaz olanla teslim olma değil, bilinçli bir değer değişikliği yapmaktır. Kendisini bulmuş bir emekli, para ve kariyer peşinde koşmak için artık koşmaz. Huzur, sessizlik ve anlam arar. Onun felsefesi, geçmiş yılların özüdür. Bu dünyaya bir göz atalım. Zamanın ana değeri Gençliğinde insan zamanını paraya satar. Yaşlılıkta ise zamanın tek tükenmez kaynağını anlar. Emeklilik felsefesi şunu söyler: Zamanı sana ihtiyacı olmayan insanlara harcamayın. TV'deki sıkıcı programları tolere etmeyin. Hoşgörüyle konuşmayın. Zaman artık sadece size ait. Onu satın alamazsınız, geri getiremezsiniz. Bu yüzden emekli, reddetmeyi, fazlalıkları çıkarmayı, saatinizi saldırılardan korumayı öğrenir. Bu, egocentrizm değil, hayatta kalmaktır. Aşırı sorumluluktan kaçış Emeklinin felsefesi: «Bu artık benim savaşım değil». Doların kuru, siyaset, çocuklarının hataları (onlar artık büyükler) için endişelenmez. Dünyanın yükünü omuzlarından indirir. Bu, devasa bir enerji serbest bırakır. Emekli, on yıllardır ertelediği şeylerle uğraşabilir: resim yapma, balıkçılık, okuma. Kimseye bir şey kanıtlamak zorunda değildir. Utopiyaları kurtarmaz, çünkü uzun zamandır herkesin kendi kaderini seçtiğini biliyor. Uyumsuzluğun kabulü Emeklinin bilgeliği, dünyanın ve insanların eksiklikleriyle barışabilmektir. Evet, torunu mükemmel öğrenci olmadı. Evet, hükümet yalan söylüyor. Evet, sağlık artık eski halini korumuyor. Ancak felsefe diyor ki: Savaşmayın, kabul edin. Bu, yenilgiçilik değil, sinirlerinizi tasarruf etmektir. Emekli, her şeyin bir nedeni olduğunu biliyor ve çoğu sorun, televizyonu kapatıp bir çay bardağı demleyerek çözülür. Yaşamın bir parçası olarak ölüm Derin yaşlılıkta olan bir emekli, ölümü korkuyla değil, merakla düşünüyor. Bu yolun bir parçasıdır. Felsefe, ona «çantayı» hazırlamaya yardımcı olur: anlaşmazlıkları sonlandırmak, borçlarını ödemek, işlerini düzenlemek. Ölümü beklemiyor, ancak yaklaşmasını da korkmuyor. Bu ...
Читать далее