Dünyanın Halklarının Kültürlerinde Riba Kutsal Bir Hediye Su, yaşamın doğduğu temel kaostur. Riba ise bu kaostan doğan ilk canlı kelimesidir. Bu kelimede sadece bir biyolojik tür değil, daha fazlası şifrelenmiştir. Çoğu kültürde, riba besin veya av nesnesi olarak değil, yukarıdan indirilmiş bir hediye, bir işaret, insan dünyası ile tanrılar dünyası arasındaki köprü olarak algılanmıştır. Ona saygı duyulur, onunla anlaşmalar yapılır, ona kurban edilir ve ona tapılır. Neden bu kadar çok halk, denizler ve yüzyıllar ayrılmış olan halklar, riba'ya kutsal hale gelmiştir? Cevap, riba'nın kendisinde yatmaktadır: sessiz, yakalanamaz, insanın ulaşamadığı yerlerde yaşar. Gelmek ve gitmek istediği gibi gelir ve gider ve bu da onu yüce güçlerin ideal elçisi yapar. Riba olarak ilk atalar: kosmogonik mitler En başından başlayalım — dünyanın yaratılışından. Hint mitolojisinde, en yüksek tanrılardan biri olan Vişnu, ilk vücut alışında riba şeklinde Matśya'ya dönüşmüştür. Fırtınadan praotop Manu ve kutsal Vedaları kurtarmış ve ardından evrenin düzenini yeniden kurmuştur. Bu olay, riba'nın insanlığın kurtarıcısı statüsünü pekiştirmiştir. Mezopotamya'da, riba, taze su tanrısı ve akıllı olan Ea ile ilişkilendirilmiştir; Abzü adlı yeraltı denizinde yaşar. Hramlarında riba'yı su havuzlarında kutsal bir hayvan olarak tutarlardı. Ayrıca, bazı sibirya şamanik geleneklerinde, yer altı denizinde yüzen üç dev riba'nın üzerinde durur; bir tanesi hareket ederse deprem başlar. Tüm bu mitlerde, riba sadece su'nun sakinidir değil, evren yaratışının mimarıdır. İnsandan önce vardı ve insanın ardından da var olacaktır. Onun hediyesi, sadece yiyecek değil, var olma olasılığıdır. Bu yüzden, birçok kültürde riba'yı yemeyip, onu saygı duyduklarını veya sadece belirli sакral durumlarda yediklerini görmek şaşırtıcı değildir. Hıristiyanlık: riba gizli bir işaret ve açık bir nimet Erken Hıristiyanlar için riba sadece bir sembol değildi — bir hayatta kalma koduydu. Yunanca "ихтис" kelimesinde, onlar inanç ...
Читать далее