Zaha Hadid ve spor tesisleri: statikten akış dinamikliğine
Zaha Hadid'in spor mimarisi alanındaki çalışmaları sadece işlevsel yapılar olmaktan öte, onun felsefesinin programatik bildirgeleri haline geldi. Form, hareket atletlerinin, izleyici akışlarının, sporun kendi enerjisinin simülasyonundan doğuyor. Onun stadyonları ve arenaları, geleneksel mühendislik statikliğine meydan okuyan güç diyagramları olarak somutlaştı.
Felsefi temel: sporun güç diyagramı olarak
Hadid için spor tesisi, olay için bir konteyner değil, onun mimarik emanasyonu. Onun ilgisini görsel ifade çekiyordu:
Hareket trajectörileri (koşucular, yüzücüler, toplar).
Beden ve alan arasındaki etkileşim.
İzleyici akışı ve kolektif enerjisi.
Bu, tipik stadyonların osyal simetrisinden ve sert geometrisinden kaçışa, akıcı, merkezi olmayan formlara ve görünmez güçlerin etkisi altında deformasyon sürecinde bulunan gibi görünen formlara yol açtı. Mimarlık olayın "izinde" oluyor.
Ana projeler: Londra'dan Tokyo'ya
1. Londra Aquatics Centre (2011) — dalga mimarisi2012 Olimpiyatlarına hazırlık için inşa edilen merkez, Hadid'in İngiltere'deki ilk büyük ölçekli uygulaması ve onun yönteminin klasik bir örneği oldu.
Form: Kiriş, havuzdaki su akışlarının geometrisinden ilham alan monolitik dalga yüzeyi. Yerde iki yanından yükselen ve içerdeki desteklerden yoksun büyük bir geçit oluşturan yavaşça yükselen bir yüzey.
Mühendislik zorluğu: 160 metre uzunluğunda ve 3000 ton ağırlığındaki kiriş, sadece üç beton destek üzerinde oturuyor. Yapısı, karmaşık hesaplamalar gerektiriyordu. Olimpiyatlar için eklenen geçici tribünler (kanatlar) daha sonra kaldırıldı ve binanın ilk lakinik siluetine geri döndü, bu da projenin esnekliğini kanıtladı.
Etki: İçeride, devasa bir dalga veya buzulların altında bulunma hissi yaratıyor. Su yüzünden yansıyan ışık, eğri betonda oynuyor. Bu sadece bir yüzme havuzu değil, su elementinin algılanmasını güçlendiren bir空间 deneyimi.
2. Katar'daki "Al-Wakra" Stadyonu (2022) — yelken ve miras2022 Dünya Kup ...
Читать далее