Evet, proktolog, bu alanda çalışan her doktor gibi, gerçekten kokular hissedebilir. Bu, işlerinin gerçekliği olarak ayrılmaz bir parçasıdır; cerrahın ameliyathanede kan ve antiseptik kokuları, dişçinin ise ağız kokuları vardır.
Ancak profesyonel çevrede bu, utanç verici veya rahatsız edici olarak algılanmaz, aksine doğal bir fizyolojik arka plan olarak görülür. Tıbbi toplumun bu konuya yaklaşımı şu şekildedir:
1. Profesyonel desensitizasyon ve görev odaklılık.
Acil serviste çalışanlar veya patologlar gibi, proktologlarda da zamanla bu tür tetikleyicilere karşı reaksiyonun zayıflaması olur. Doktorun zihni muayene veya ameliyatta tıbbi görevi çözümlemek üzerinde odaklanır: teşhis koymak, muayene yapmak, cerrahi müdahale yapmak. Bu durumda koku, sadece çevrenin bir parametresi değil, rahatsızlık kaynağıdır. Profesyonel, duyu organlarını duygusal reaksiyonundan zihinsel olarak ayırmayı öğrenir.
2. Sıkı hijyen protokolleri.
Proktoloji ofislerinde ve hastanelerde, rahatsızlığı en aza indirmeye yönelik katı kurallar vardır:
Güçlü hava alım-çıkım ventilyasyonu.Çoğu modern proktoloji ofisi ve ameliyathanede sürekli hava değişimi sağlayan ve negatif basınç oluşturan sistemler kurulmuştur; bu, kokuların sınırlarının dışına yayılmasını engeller.
Kişisel koruma araçları. Doktorlar, kokuların yoğunluğunu önemli ölçüde azaltan maskeler (bazen çift veya özel cerrahi respiratörler) kullanır.
Özel koku absorberleri.Genellikle koku moleküllerini kimyasal olarak bağlayan nötralize edici spreyler veya jeller kullanılır.
Hastanın dikkatli hazırlanması. Birçok planlı muayene ve prosedür (örneğin kolonoskopi) öncesinde, hastaların bağırsaklarını laxatif ilaçlarla hazırlanması, kalıntı miktarını ve dolayısıyla koku yoğunluğunu radikal olarak azaltır.
3. Koku tanısal bir işaret olarak.
Bazı durumlarda karakteristik koku, önemli tanısal bilgiler taşıyabilir. Örneğin, belirli türdeki enfeksiyonlar veya bağırsakta gelişen fermantasyon süreçleri, deneyimli bir doktorun kapsamlı tanı sü ...
Читать далее