Bilimsel açıdan, mutluluk sadece geçici bir his değil, psikolojik, nörobiyolojik ve hatta genetik faktörlerin karmaşık bir kompleksi. Bilim insanları genellikle onu subjektif iyilik hali (subjective well-being) olarak adlandırır, bu da üç ana bileşenden oluşur:
Olumlu duyguların varlığı (mutluluk, zevk, coşku).
Negatif duyguların yokluğu (hüzün, kızgınlık, endişe).
Yaşamdan genel memnuniyet (yaşamın iyi ve anlamlı olarak kognitif değerlendirilmesi).
Farklı bilim dallarının bu konudaki görüşlerini inceleyelim.
1. Mutluluk psikolojisi
Psikologlar, mutluluk hissiyle sürekli bağlantılı olan bazı anahtar faktörleri belirlemişler:
Sosyal bağlantılar: Bu, belki de en güçlü predictor. Aile, arkadaşlar ve toplulukla kaliteli, derin ilişkiler, bize aitlik ve destek hissi verir.
Amacın ve anlamın hissi: Yaşamının anlamı ve kendilerinin daha büyük bir şeye katkıda bulunduğuna inanan insanlar genellikle daha mutludur. Bu, iş, hobiler, gönüllülük veya aile bakımı olabilir.
"Akış" durumu: İlgi çekici ve hafifçe karmaşık bir işe odaklanmak, zamanın durması ve tamamen odaklanmak.
Teşekkür ve iyilik practices: Yaşamın iyi şeylerine dikkat etmek ve altrüistik eylemler yapmak, beyindeki "ödül merkezlerini" aktive eder.
Kendi ve duygularınızı kabul etme: Daimi mutluluğa olan arzu kontroproduktiftir. Psikolojik sağlıklı insanlar, hüzün de dahil olmak üzere tüm duyguları yaşamın bir parçası olarak kabul ederler.
2. Mutluluk nörobilimi
Mutluluk kimyasal bir temele sahiptir. Pozitif hislerimiz için birkaç anahtar nöromediatör ve hormon sorumludur:
Дофамин: Часто называют "гормоном вознаграждения". Он выделяется, когда мы anticipating или получаем что-то приятное (еда, достижение цели, похвала). Это мотиватор и двигатель желаний.
Серотонин: Регулирует настроение, аппетит и сон. Низкий уровень серотонина связывают с депрессией. Это вещество создаёт чувство спокойствия и уверенности в себе.
Окситоцин: "Гормон объятий" или "гор ...
Читать далее