İsıltılı kar etkisi: Optik, poetik ve sembolik parlamaların semiyotikası
Karın ışıltılı etkisi, kış dönemi boyunca en tanınabilir ve estetik açıdan en önemli doğal olaylardan biridir. Tazlık, bayram ve sihirin sinonu olarak algılanan bu etki, aynı zamanda katı bilimsel bir açıklamaya sahiptir ve geniş bir kültürel anlamlar alanı yaratır. Bu etkinin çalışması, fizik, algı生理 ve kültüroloji arasındaki bir yere sahiptir.
1. Fiziksel-optik mekanizmalar: Neden kar ışıltılı olur?
İşıltılılık (svekrane, parıltı) ışığın kar tabakasının yapısıyla karmaşık bir etkileşimin sonucudur. Ana faktörler şunlardır:
İnci çokgensellik ve şeffaflık: İnciler, altıgen plakalar, sütunlar, yıldızlar şeklinde birçok ışık çubuğu olan karmaşık buz kristalleridir. Onların kenarları, mikroskopik düzlem olarak çalışır ve aynalar gibi çalışır. Güneş veya yapay ışık kar üzerine düştüğünde, sadece beyaz yüzeyden dengeli olarak yansımaz, aynı zamanda kристалik içinde ve aralarında farklı açılarda tekrar yansıtır ve yansır.
Yansıtma etkisi (parlatma): Parlak, noktasal bir ışık yarası için uyum gereklidir: ışık çubuğu, kristal kenarına belirli bir açıdan çarparak gözleyiciye doğru yansımak zorundadır. Bu, cam veya su üzerindeki yansıma benzeri bir olaydır. Kar tabakası, milyarlarca rastgele yönlendirilmiş kristallerden oluştuğundan, bu uyumluluklar sürekli olarak farklı noktalarda gerçekleşir, ancak farklı noktalarda parlayan, dinamik bir manzara yaratır.
Çevresel koşulların rolü:
Sıcaklık: Karın en parlak ışıltılı olduğu, şiddetli soğuk havalarda olur. Düşük sıcaklıkta kristaller erimez, net ve keskin kenarlarını korur, bu da yansıtma yeteneklerini artırır.
Nem ve kar türü: «Küçük parçalı» kar, ayrılmış, birbirine yapışmamış kristallerden oluşur (sıklıkla açık ve soğuk havalarda düşer), bu tür kar daha parlak ışıltılı olur, nemli, birleşmiş veya erimiş kar, kristal kenarları yuvarlaklaşmış olduğundan.
Işık kaynağı: En belirgin etki, doğrudan güneş veya karanlıkta noktasal yapay ışık (fener, projektör) ...
Читать далее