Ailede futbol, sadece televizyonda maç izlemek değildir. Bu, nesilleri yaklaştıran, anlaşma, kaybetme ve birlikte sevinmeyi öğreten bir ritüeldir. Dünyanın milyonlarca ailesi için Pazar günü futbolu, Pazar günü akşam yemeği kadar zorunlu hale gelmiştir. Babalık oğula top atmayı öğretir, kız çocukları erkek kardeşleriyle birlikte gol atar, büyükanne penaltıları için endişelenir. Futbol, farklı kulüpler için destekleniyorken bile birleştirir. Nasıl olur bu? Top oyununun aile ilişkilerindeki çatlakları nasıl kapatabilir? İnceleyelim. Pazar günü maçı aile geleneği olarak Birçok evde Cumartesi veya Pazar günü "futbol günüdür". Baba pizza siparişi verir, çocuklar favori kulüplerinin formasını giyer, annesi kontrolü bırakır. Birlikte derbi izler, "gol!" diye bağırarlar, tartışmalı anları konuşurlar. Çocuğa bu saatler yaşam boyu hatıralar olur. Büyüdüğünde, her maçtan sonra babasına telefon eder. Futbol, nesiller arasındaki köprü haline gelir. Çocuk bahçesinde: baba ve oğul Baba topuyla bahçeye çıkarken, oğlu onun peşinden koşar. Bu büyü, doğru vurmayı, açılmayı, paslamakı öğretmekle başlar. Bu dakikalar, sadece futbol becerilerinin eğitimi değil, aynı zamanda yaşam deneyiminin aktarımı ve güvenin güçlendirilmesi de içerir. Baba ile oynayan kız çocuğu kendini güvende hisseder. Baba kaleye attığı ilk golü atan oğul kendini gururlar. Futbol, kelimenin anlamında yeterince sözlü olmayan yerlerde iletişim dili haline gelir. Farklı takımlar için destek: saygı sanatı Baba "Спартак" için, oğul ise "ЦСКА" için destekleniyorsa, bu savaş nedeni değildir. Bu, başkalarının seçimlerine saygı göstermeyi öğrenme fırsatıdır. Dербi sonrası akşam yemeği: önce şakalar ve alaylar, sonra rakibin ustalığına tanıklık. Çocuk, farklı şeyleri sevmekle birlikte aile olmayı öğrendiğini anlar. Bu, hoşgörülülük konusunda önemli bir dersdir. Aile turnuvaları: büyükağa, dede, torunlar Çiftlik veya parkta üç üç mini futbol maçı düzenleyebilirsiniz. Takımlar karışık: dede, torun, teyzey. Kimse y ...
Читать далее