Tadıksız Yemek: Neden Bu Kadar Tadsız ve Bunu Sizin Suçunuz Değil mi? Bu duyguyu hepimiz biliyoruz. Masaya oturuyorsunuz, tabağınızı inceliyorsunuz ve… hayal kırıklığı. Yemek sizi mutlu etmiyor, sizi ısıtmıyor, bir daha bir parça yemek istemez hale getirmiyor. Sadece yemek. Ya da tam tersi, yemeği tükermek istemez hale getiriyor — öyle ki tükürmek ve unutmak istersiniz. Ancak yemeği tadsız kılan nedir? Bu her zaman subjektif midir, yoksa objektif belirtiler mi var? Acaba tadsız yemek sadece “bana beğenmiyorum” demek değildir. Bu, ölçülebilir, tanımlanabilir ve hatta öngörülebilir bir dizi parametrenin ihlali demektir. Ve çoğu zaman tadsız olmasının nedeni biz capris yapmamız değil, yemeğinle ilgili bir şeyin yanlış olmasıdır. Beş Temel Tadın Denge Bozukluğu Dili beş tada ayırır: şekerli, tuzlu, asidik, acı ve umami. Tadlı yemek, bir uyumdur. Tadsız yemek ise bir tatın baskın veya tam tersi yok olmasıdır. Aşırı tuz, klasik bir örnektir. Çok fazla tuz, diğer her şeyi bastırır, yemek düz ve saldırgan hale gelir. Az tuz da sorun: tuz olmadan tatlar açılmaz, yemek tuzsuz ve cansız görünür. Çok şekerli, tatlıya tatlı gelir. Çok asidik, tatlıkmaya tatlıkmaya gelir. Çok acı, tükürmemek için gelendirir. Eğer umami yoksa — yani tencereler, peynirler, mantarlar gibi verilen o etli, dolgun tat — yemek boş ve tatmin edici görünür. Tadlı yemek, beş tadanın hepsinin var olduğu ama birinin diğerlerini bastırmadığı zamanlarda olur. Tadsız yemek ise denge bozulduğunda olur. Tekstilde Sorunlar Tad sadece kimya değil, aynı zamanda fiziktir. Yeminizde yemeğin nasıl hissedildiği, mükemmel bir tada sahip olsa bile yemeği tatsız hale getirebilir. Pişmemiş makarna, lastik gibi olur. Kurumuş bifşteks, zemin gibi sert olur. Soğuk olan sıcak olmalı olan salata, magiyini kaybeder. Kırıntılı çips, eski çips gibi olmaz. Tadsız yemek genellikle yanlış tekstüre sahiptir: ya çok yumuşak ve süzülü, ya da çok sert ve kuru. Ve beynimiz bunu hisseder. Özellikle tekstürlerin karşıtlığı önemlidir ...
Читать далее