Futbol sadece bir oyun değil. Güçlü bir sosyal yükselme merdiveni, yaşam okulu ve sporcular ve taraftarların birlikte yaşama, etkileşime ve birbirlerine etki etmeyi öğrendiği devasa bir toplu konut. Futbolun sosyalizasyonu, çocuk okulundan emekliye ayrılana kadar devam eden bir süreçtir; dünki kocakarşı bugün tribündeki komşu olur. Futbol, oyuncular ve taraftarların kişiliğini nasıl şekillendirir? Neler yazılmamış, ancak çalışan davranış kuralları nelerdir? Araştırıyoruz. Sporcu sosyalizasyonu: sokak topundan milyonlarca dolarlık sözleşmelere Futbolcusunun yolu, sosyalizasyonun hızlandırılmış bir kursudur. 8 yaşında takımda çalışmayı, koçuna itaat etmeyi, acıyı (fiziksel ve psikolojik) tolermeyi öğrenir. 14 yaşında rekabet, seçme, yenilgilere. 18 yaşında, satın alınabilir ve satılabilir bir mallar olduğunu anlar. 25 yaşında liderlik, basınla çalışma, hayırseverlik. 35 yaşında yedek rolünü kabul etme, deneyim aktarma. Futbol akademisi yaşam okulunun yerini alır: rejim, disiplin, hiyerarşi, dostluk ve hainlik. Burada stres direnci, empati (yaralı partner), sorumluluk (ceza vuruşu) gibi kaliteler geliştirilir. Koçun rolü: ikinci baba ve diktatör Koç, sosyalizasyonun ana figürü. Küçük yaşlarda etik kurallar öğretir: düşmanı aşağıdan vurmak, düşmüş rakibi yardımcı olmak, hakemle tartışmamak. Yetişkinlerde egonun kontrol altında tutulması, arkadaşlarla kavgaya girilmemesi, yönetimi saygı göstermesi. Koç, kişiliği (kryk, aşağılama) yıkmak veya karakter yetiştirmek olabilir. En iyi koçlar (Ferguson, Ancelotti, Klopp), gençleri kollektife entegre etme yetenekleriyle bilinirler, onların özgüvenlerini yıkmazlar. Takım değişikliği odası: mikro-sosyalite Değişiklik odası, kapalı bir kulübedir. Burada kendi yasaları var: yeni gelenler "initasyon" (şarkı söylemek, meyve suyu ikram etmek) geçirir. Burada yaşlı veya otoriteye göre daha büyük olan gayri resmi liderler vardır. Burada çatışmalar koç olmadan çözülür. Değişiklik odası, pazarlık etmeyi, vazgeçmeyi, sırları sakla ...
Читать далее