Şehirde Köpek: Uyum, Çatışma ve URBAN İÇİNDEKİ YAŞAMA NEOFİYOLOJİSİ
Giriş: URBAN İÇİNDEKİ ORTAMIN EVOLÜSYONEL ÇAĞDI
Şehir, köpek (Canis familiaris) için radikal olarak farklı koşullarda şekillenen fenotipi ve davranışsal kalıplarını oluşturan bir aşırı, yüksek stresli ortamdır. Şehir, şehrin gürültüsü, yoğunluğu, doğal olmayan yüzeyleri, ritmi ve yasakların yoğunluğu ile modern megapolis, hayvanın fizyolojik ve psikolojik sağlığına etkileyen güçlü bir faktördür. Şehirdeki köpeğin çalışılması, uyum mekanizmalarını anlamak ve dizeyi uyumsuz davranış risklerini azaltmak için etoloji, veteriner hekimliği, psikoloji ve uranistik içeren disiplinlerarası bir yaklaşım gerektirir.
Sensörsel aşırı yüklenme ve bilişsel stres
Şehir ortamı, köpeğin organ duyuları için sürekli bir saldırıdır, çünkü köpeğin duyu sistemi insanlardan önemli ölçüde farklıdır.
Akustik stres: Köpeğin işitme yeteneği insanlardan 4-5 kat daha keskin. Sürekli arka plan gürültüsü (trafik, inşaat, kalabalığın gürültüsü) 60-90 dB aralığında bulunur, bu da köpeğe uzun süreli bir rahatsızlık alanı gibi gelir. Bu, kortizol seviyelerinin kronik olarak artmasına, uykunun bozulmasına, artan kaygıya ve sinir sisteminin tükenmesine neden olur. Berlin ve New York'ta yapılan araştırmalar, merkezi bölgelerdeki köpeklerde daha sık rastlanan stresle ilgili davranışsal patolojilerin olduğunu göstermektedir.
İlmi kargaşa: Köpeğin koku alma yeteneği milyonlarca kat daha duyarlıdır. Şehir havası, binlerce kimyasal bileşikle doludur (hava kirliliği, reaktifler, kozmetik, yiyecek kokuları), bu da önemli sinyallerin ayıklanmasını zorlaştıran "bilgi gürültüsü" yaratır. Bu, frustasyon ve birincil iletişim ve dünya tanıma kanalının verimliliğini azaltabilir.
Görsel ve dokunsal doğallık eksikliği: Doğal manzaraların olmaması, düz, kaygan, sıcak veya soğuk yüzeylerin (asfalt, beton, döşeme, ızgara) baskın olması, omurga hareket sistemini ve dokunsal algılamayı olumsuz etkiler. Çeşitli tekstürlerin eksikliği, köpeği önemli bir duyu d ...
Читать далее